Bu sayfayı yazdır

Çizgilerin Dili

Işık, hem vücut üzerinde hem de dışında gölgeler yaratarak vücut biçimini ortaya çıkarır. Işık doğal ya da yapay olabilir ve modelin üzerine önden ya da arkadan gelebilir. Işık, miktarına, kalitesine ve yönüne göre vücutta az ya da çok kontrast yaratır; böylece hem resmin üslubunu hem de sonradan değerlendirilme biçimini etkiler. Bir diğer unutulmaması gereken noktaysa; modelin gölgeli alanlarında çeşitli tonların var olduğudur. Bu tonlar resimdeki genel ışık ve gölge dağılımına uygun olarak oluşurlar. Bu tonların oluşmasında ve modelin biçimlenmesinde rolü olan en önemli etken yansıyan ışık ve bu ışıktan hemen sonra başlayan en koyu gölgeli alandır.

Bir sanatçının karakter özelliklerinin yapıtına yansımasına üslup diyoruz. Sanatçı bu karakter özelliklerini resminde yansıtabilmek için modeli kendi özgün yorumuna göre çizer ve tonlar. Bu yorumu meydana getiren faktörler ise; sanatçının kişisel yaşama biçimi, düşünceleri, deneyimleri, ruh durumu, hatta çevresinde uygulanan öbür üsluplardır.

Daha önce görmediğiniz, jest ve mimiklerinden yoksun olduğunuz bir kişi düşünün. Fotoğraf üzerinden portre çiziminde bu kişiyi ne denli gerçekçi çizebilirsiniz ki?

İşte tam da bu sırada o zamana kadar kazanmış olduğunuz üslup, devreye girer. Çizgilerle başlayan bir yolculukta bulursunuz kendinizi. Karakalem Portrede size yardım eten tek renk vardır o da; ışık-gölge. Işık ve gölgenin çizgilerinize arkadaşlık etmesiyle devam eder yolculuğunuz.

Elinizdeki fotoğraf, renklerin dansı, birden karakalem ışığında portreye dönüşür. Ancak bu dönüşüm önce zihinde başlar. Karakalemdeki asıl nokta beyinde işlenmeye başladığındaki o andır…

Sanatçının zihninde yeniden bir dönüşüm yaşayan portre, ışık-gölge dokunuşları ve karakalemin sihirli dünyasıyla yeniden vücut bulur. Çizgilerin dili kimi zaman karakalem portrede ışık-gölge uyumuyla oluşurken; kimi zaman da hayaller diyarında bir ruh evrimine girer. Ressamın ruhunda başlayan bu evrim “karakalem portre” nin yolculuğunu sonlandırır. Kağıtta sonlanan hikaye; portreye değen her gözde yeniden başlar yolculuğa. Bu sefer yolcuğun ismi; “gözlerdeki yansıma” oluverir. Bitti zannettiğiniz her hikaye, bitiği andığınız noktadan yeniden başlar. Portre gibi…