Bu sayfayı yazdır

Anılarla Vücut Bulan Portre Hikayeleri..

Bir gün arkadaşım beni aradı. "Senden bir şey isteyebilir miyim?" diye sordu. Tabi, dedim. 

"Kuzenimin babasının doğum günü. Ne hediye alacağımızı çok düşündük ama aklımıza hep bilindik şeyler geldi, değişik anlamlı ve farklı bir hediye olmalı diye düşündük. Benim de aklıma sen ve portre geldi. Kuzenimin babasını resmeder misin?" diye sordu. Ben de, tabi olur, dedim. 

60'lı yıllara ait bir gençlik fotoğrafıydı. Alıp çizdim. Güzel de bir çalışma oldu. Resmi çerçeveletip kendisine verdim. Aradan bir hafta kadar zaman geçti. Merak etmiştim amcaya hediyesini verdiklerinde neler hissettiğini... Arkadaşımı aradım ve ona resmi verip vermediklerini sordum. “Evet, verdik” dedi. Yaş günü kutlamasıymış... Aileden herkes oradaymış. Hediyesini verdiklerinde; amca resimle karşılaşmış ve öylece durmuş. Arkadaşım; "Uzunca resme daldı. Duygulandığı her halinden belli oluyordu. Gözleri yaşlarla doldu. Sonra yüzünde oluşan bir tebessümle bize baktı ve bu hayatımda aldığım en anlamlı en güzel hediye." dedi.  Telefonu kapatınca amcanın o an hissettiği duyguyla doldu içim. Hiç tanımadığım bir adamı mutlu ederken; onun mutluluğu beni mutlu etmişti. Yaş günü kutlamasında olamasam da, hiç unutamayacağı bir anın parçası olmuştum.

Karakalem portre, işte böylesine anlarla dolu bir yolculuk. Kimi zaman duyguların dorukta olduğu anların parçası olursunuz, kimi zaman da bir evlilik teklifinin sürprizlerle bezeli karesi oluverirsiniz...